Portal
 Yardım  •  Arama  •  Seçenekler  •  Gruplar  •  Kayıt Ol  •  Profil  •  Özel Mesajlar  •  Giriş

    Üye Adı:      Şifre:    

Anasayfa
Forum
Albüm
Üyeler
İstatistikler
Arama
Ayarlar
İletişim
Web Mail

Ana Menü
Portal DELİCE KÖYÜ
Portal Tarihçe
Portal Nufusu
Portal Coğrafi Durumu
Portal Eğitim Durumu
Portal Ekonomisi
Portal Dosyalar
Yeniler Yeniler
Arama Arama
Portal Araçlar
Son Konular Son Konular
KB KB
Sohbet Sohbet
Takvim Takvim
Albüm Albüm
Linkler Linkler
Portal Hakkımızda
Yardım Yardım
Site Yönetimi Site Yönetimi
Üye Listesi Üye Listesi
Gruplar Gruplar
İstatistik İstatistik
Rütbeler Rütbeler
Portal GAZETELER
Portal Akşam Gazetesi
Portal Bugün Gazetesi
Portal Hürriyet Gazetesi
Portal Milli Gazete
Portal Sabah Gazetesi
Portal Star Gazetesi
Portal Cumhuriyet
Portal Radikal Gazetesi
Portal Takvim Gazetesi
Portal Vatan Gazetesi
Portal Milliyet Gazetesi
Portal Birgün Gazetesi
Portal Taraf Gazetesi
Portal DERGİLER
Portal Byte
Portal Alem
Portal Focus
Portal Formsante
Portal Aktüel
Portal Bilim Teknik

En İyi Üyeler
Üye Mesaj
 Gülali ÖLMEZ   34
 Demir Özdemir   21
 nihat ibis   3
 Baran   2
 faysal   2

Hızlı Arama


[ Gelişmiş Arama ]

Son Konular
 MARAŞ KATLİAMININ 30.YILI..UNUTMADIK
gön. Gülali ÖLMEZ , Prş Arl 22, 2011 12:21 pm

 1 MAYIS BİRLİK VE DAYANIŞMA GÜNÜ COŞKUYLA KUTLANDI
gön. Gülali ÖLMEZ , Pts May 02, 2011 10:48 am

 YÜZBİNLER TAKSİME SIĞMADI
gön. Gülali ÖLMEZ , Pts May 02, 2011 10:42 am

 1977 KARANLIK GÜÇLERCE KATLEDİLEN 36 KİŞİ ANILDI
gön. Gülali ÖLMEZ , Pts May 02, 2011 10:33 am

 1 MAYIS DÜNYA İŞÇİLERİNİN BİRLİK VE DAYANIŞMA GÜNÜ
gön. Gülali ÖLMEZ , Pts May 02, 2011 10:24 am



Son Dosyalar

İstatistik
Toplam üye sayısı: 265
Son kaydolan: doğancan

Toplam mesaj sayısı: 65

Delice Köyü Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği

Dacio's slideshow


Sohbet Kutusu

  MARAŞ KATLİAMININ 30.YILI..UNUTMADIK Cevap ver Yazdır E-posta ile gönder
Tarih , Prş Arl 22, 2011 12:21 pm gön. Gülali ÖLMEZ
News Maraş katliamı MİT planıydı-----RADİKAL GAZETESİKatliamdan sonra Maraş'a giden heyetteki eski Bakan Güneş: Olaylar göz göre göre geldi. Sorduğumuz halde MİT istihbarat vermedi. Bu bir yana bizzat MİT vahşete katkı sundu.

Vali anmayı yine yasakladı: Alevi Bektaşi Federasyonu nun yaşamını yitirenleri anmak için 24 Aralık ta yapmak istediği miting, Kahramanmaraş Valiliği tarafından yasaklandı. Federasyon karara itiraz etti.
ABDULLAH KILIÇArşivi

AYÇA ÖRER Arşivi

Maraş Katliamı’nın 33. yıldönümünde, olaylardan 15 gün kadar sonra kente gönderilen senato heyeti içinde yer alan eski İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş, yaşananları tek kelimeyle özetledi: “Faşist bir plandı.” Güneş, o döneme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Katliamın göz göre göre geldiğini belirten Güneş, MİT’in hükümete konu ile ilgili hiçbir istihbarat vermediğini söylerken, bilgi bir yana, Maraş’taki katliama bizzat katkı yaptığını söyledi.

Olayların asker tarafından sıkı yönetime ortam hazırlamak amacıyla kullanıldığını da ifade eden Güneş, o dönem katıldıkları bir MGK toplantısında askeri kanatla yaşadıkları sıkıyönetim tartışmasını da anlattı: “Olaylar başladı, valiye istihbarat verilmedi, askeri çağırmakta da geç kalındı. Ben istihbarat örgütünün oradaki cinayetlere, oradaki katliama katkı yaptığını düşünüyorum. Engel olmayı bırakın, MİT bizzat katkı yaptı... Bakanlık görevim boyunca MİT’ten bilgi alamadım”.


Önceki gün Habertürk televizyonuna konuşan Güneş, “Birbirimizin üzerine atarak bunların altından kalkamayız. Ben bunun başka büyük planlarla, dünya ölçeğinde dünyayı düzenlemek iddiasında olanların planları yahut projelerine kanmak suretiyle meydana geldiği kanısını taşıyorum” dedi. Güneş, yapılmak istenin oradaki insanları öldürmekten ibaret olmadığını, asıl istenenin Türkiye’nin askeri yönetime devredilmesini sağlamak olduğunu vurguladı.

Katliamın acı bilançosu
1978’de 19-26 Aralık günleri arasında yaşanan olaylarda 150 kişi öldürüldü.
Alevilere ait 200’ün üzerinde ev yakıldı, 100’e yakın işyeri tahrip edildi.
Savcılığa göre, katliama karışanların sayısı 1350 kişiydi. Bunların 752’si ilk etapta tutuklandı.
Davalar 23 yıl sürdü. 22 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1–24 yıl arasında ceza aldı.
1991’de çıkan TMK ile ceza alanların bir kısmının yattığı yıllara sayılarak ertelendi, diğerleri serbest kaldı.
Katliamda birinci dereceden rol aldığı belirtilen 68 kişiye ise hiç ulaşılamadı.

Devlet katliamı seyretti

Meçhul 26 piyangocu, CIA şefi, gizlenen silahlar... 33 yıl geçti ama eldeki o kadar delile rağmen katliamın sorumluları hâlâ bulunamadı!

Maraş’ta 33 yıl önce 1978’de yaşanan vahşet olaylarını anlamak için aylar öncesinde Türkiye’de başlayan toplumsal çalkantılara bakmak gerekiyor. 1978’in son altı ayında özellikle Alevi ve Sünni vatandaşların yoğun olarak yaşadığı yerlerde bombalı ve silahlı saldıralar, Maraş’ta yaşanacak katliamın hazırlayıcısı, hatta provası niteliğindeydi. Farklı illerde çoğu ölümle neticelenen eylemler Maraş’ta bir ‘iç savaşa’ dönüştü. Öncesinde Malatya, Sivas, Erzincan ve Elazığ’da atılan nifak tohumları, en şiddetli Maraş’ta yeşerdi...
Maraş’taki vahşetin bu denli büyük boyutta olmasında kentte son yıllarda yaşanan değişimin de payı var. Pazarcık Ovası’nda pamuğun değer kazanması, tarımla geçinen Alevilerin zenginleşerek Maraş merkezine yerleşmesi, zengin Sünnileri tedirgin ediyordu. Alevilerin sosyal yaşamda aktif yer alması daha önce sağ kesime ait olan ‘statü’ye ortak olmaları, hatta zenginlikte onları geçmeleri büyük rahatsızlıklara yol açıyordu. Bu rahatsızlıklar zaman zaman “Maraş sağcıdır, burada sol barınamaz” şeklinde dışa vurdu. O günlerin meşhur diğer bir sloganı da “Maraş’tan ses gelmiyor”du.

Beklenen ses geldi!
Maraş’tan beklenen ses nihayet gelmişti! 19 Aralık 1978’de ülkücülerin gözde filmi, Cüneyt Arkın’ın başrol oynadığı “Güneş Ne Zaman Doğacak”ın gösterildiği Çiçek Sineması’na ses bombası atıldı. Sinemanın ‘komünistler tarafından bombalandığı’ iddia edildi. Zaten şehirde Alevilerin Sünnilere saldıracağı, camileri bombalayacağı günlerdir konuşuluyordu. Bu dedikoduları duyan Aleviler, Yenimahalle’de ‘camilere bir şey olmasın’ diye kendileri
19-26 Aralık 1978’de Kahramanmaraş’ta meydana gelen Maraş katliamı, Alevi ve Sünni vatandaşlar arasında yasansa da aslında ‘derin devlet’in Türkiye’deki en büyük organize eylemi olarak tarihe geçti. Kontrgerillanın organize ettiği, ülkücü grupların başı çektiği saldırı sonucu resmi rakamlara göre 111, olayın şahitlerine göre ise 150 kişi yanarak, kesilerek ve kurşunlanarak öldürüldü.

‘Emri Ankara’dan alırım’
Olayların başladığı ilk günden ayın 26’sına kadar hem polis hem de asker kentte yaşanan katliam karşısında aciz kaldı. Hem olaylara müdahale edecek yeterli güçleri yoktu hem de niyetleri! Olayın ikinci günü kente gelen ve eylemcilere müdahale edilmesini isteyen İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı’ya 2. Ordu Komutanı İbrahim Şenocak, “Paşam, sizi severim ve sayarım ama emirleri Ankara’dan alırım” diyecekti.
Davalar 23 yıl sürdü. 22 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1–24 yıl arasında hapis cezaları ile cezalandırıldı. Daha sonra bu cezalar Yargıtay tarafından bozuldu. 1991 yılında çıkarılan Terörle Mücadele Kanunu ile ceza alanların bir kısmının cezaları yattığı yıllara sayılarak ertelendi, diğerleri de serbest kaldı.

Güneş 19 Aralık’ta karanlık doğdu...
Olayların kıvılcımı 19 Aralık’ta çakıldı. Cüneyt Arkın’ın oynadığı ‘Güneş Ne Zaman Doğacak’ adlı filmin Çiçek Sineması’nda gösterimi sırasında sinemaya ses bombası atıldı. Ses bombasını bir iddiaya göre ülkücü Ökkeş Şendiler, diğer bir iddiaya göre de sol görüşlü Salman Ilıksu attı. 20 Aralık’ta Yeni Mahalle’de birAlevi vatandaşa ait kahvehane bombalandı. Bir gün sonra sol görüşlü iki öğretmen Hacı Çolak ve Mustafa Yüzbaşıoğlu öldürüldü. Öğretmenlerin cenazesi olayların bir katliama dönüşmesine yol açtı. “Aleviler, yarın Sünnilere saldıracak” yaygarası üzerine Ulu Cami etrafında toplanan ülkücü grup polis barikatını aşıp Alevilere saldırdı. Akşam saatlerinde Maraş’ta üç Sünni gencin öldürülmesi üzerine tarihin en acı olaylarından birisinin fitili ateşlendi.

Alevi evleri işaretlendi
Olaylar başlamadan günler öncesinde Alevi vatandaşlara ait ev işyerlerine nüfus sayımı yaptıklarını söyleyen bazı kişilerce işaretler konuldu. Olaylar başlayınca saldırganların elebaşları, “Üzerinde işaretli evleri yakın, yıkın, diğerlerine dokunmayın” diyecekti.

O Milli Piyangocular kim?
Olaylardan önce Milli Piyangocu kıyafeti giymiş 26 kişi kente geldi. Otel kayıtlarında bu kişiler piyangocu olarak kaydedilmişti. Kayıtlar 1979’da Milli Piyango İdaresi’ne soruldu. İdare bu kişilerin kendi çalışanları olmadığını bildirdi.

Maraş’ta bir CIA şefi...
Katliamla ilgili en ilginç detayı olaylar başlamadan önce ABD Büyükelçiliği 1. Kâtibi Alexander Peck’in Maraş’ta bulunmasıydı. Peck’in adını vermese de dönemin Maraş Emniyet Müdürü Kazım Ulusoy da bazı ABD’lilerin Maraş olaylarından önce kente geldiklerini, otelde konakladıklarını doğruluyor. Maraş’tan sonra aynı şahıs Çorum, Tokat ve Amasya’da da görüldü.

‘Mağara cephane dolu’
Türkeş, 22 Nisan’da Köşk’e telgraf çekerek “Halk infial halindedir” dedi. İçişleri Bakanlığı’na 26 Aralık’ta ‘CHP’liler’ imzasıyla gönderilen bir mektupta da Nurhak’ta bir mağarada cephane ve silah olduğu bildirildi.


ADIM ADIM MARAŞ’A GİDEN YOL

18 Ocak
Ecevit Hükümeti, TBMM’de güven oyu aldı.

16 Mart
İstanbul Üniversitesi’ne bomba atıldı. 5 öğrenci öldü, 50’ye yakın öğrenci yaralandı. Üniversite bir süreliğine öğretime ara verdi.

12 Nisan
Ankara Devlet Mimarlık Mühendislik Akademisi’ne bombalı saldırıda çok sayıda öğrenci yaralandı.

15 Nisan
Malatya’da 3 öğrenci, Ankara ve Kahramanmaraş’ta 2 işçi öldürüldü. Ankara’da MHP’nin Uyarı ve Yürüyüş Mitingi yapıldı.

17 Nisan
‘Hamido’ lakaplı Malatya Belediye Başkanı Hamid Fendoğlu gönderilen bombalı paketle öldü. Maraş’ta Alevilerin önde gelen isimlerinden Memiş Özdal’a bombalı paketler yollandı.

18 Nisan
Büyük bir grup “Kahrolsun komünizm, katil Ecevit, Müslüman Türkiye, Dan Dan Hamido’ya intikam” sloganlarıyla yürüyüşe ve saldırıya geçti. Alevilere ait ev ve iş yerleri işaretlendi. Birçok işyeri tahrip edildi.

19 Nisan
İçişleri Bakanı Kahramanmaraş’ta Türk Yıldırım Komandoları ve Esir Türkleri Kurtarma Ordusu’nun kurulduğunu açıkladı. MHP, halkı birleşmeye çağırdı.

20 Nisan
Ordudan atılan bir yüzbaşı evinde orduya ait TNT kalıplarıyla yakalandı. Yüzbaşının Maraş’a silah sevkıyatında görevli olduğu iddia edildi.

22 Nisan
Alparslan Türkeş: “Kahraman-maraş’ta halk infial halindedir.”

23 Nisan
Başbakan Bülent Ecevit: “MHP Genel Başkanı’nın bildiği bazı şeyler var. Bu arada hükümetimiz bir güvenlik önlemi almak üzere çevre il ve garnizonlardan Maraş’a askeri birlikler gönderdi. Önlem alınmıştır.”

27 Nisan
Ülke genelinde 1 Mayıs afişi asan 4 kişi öldürüldü.

28 Nisan
İzmir’de bir jandarmayı öldüren TİKKO’cu idama mahkûm edildi.

1 Mayıs
Elazığ’da bir cami minaresinden ‘suya zehir atıldı’ şeklinde anons yapıldı. Halk galeyana geldi, ancak güvenlik güçleri halkı zorla da olsa yatıştırmayı başardı.

29 Eylül
Malatya Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul öldürüldü.

19 Aralık
Kahramanmaraş’ta Çiçek Sineması’na ses bombası atılmasıyla başlayan olaylar tam bir Alevi katliamına dönüştü.

8 Ekim
Abdullah Çatlı liderliğindeki militanlar Ankara’da Bahçelievler Katliamı olarak bilinen saldırıda bir evde 7 öğrenciyi kurşuna dizildi.

Bu mesaj 121 defa görüntülendi ve 0 defa yorumlandı. Cevap Gönder

  1 MAYIS BİRLİK VE DAYANIŞMA GÜNÜ COŞKUYLA KUTLANDI Cevap ver Yazdır E-posta ile gönder
Tarih , Pts May 02, 2011 10:48 am gön. Gülali ÖLMEZ
News İŞÇİLERİN BİRLİĞİ HALKLARIN KARDEŞLİĞİ
İşçilerin Birlik, Mücadele ve Dayanışma günü 1 Mayıs, İstanbul Taksim Meydanı’nda coşkuyla kutlandı. Yüzbinlerce işçi ve emekçinin katıldığı 2011 1 Mayıs’ında “İşçilerin birliği halkların kardeşliği” vurgusu taşınan farklı ŞİŞHANE’DE DÖRT DİLDE 1 MAYIS

KESK ile Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nu oluşturan 19 siyasi parti ve örgüt Taksim Meydanı’na Şişhane kolundan girdi. Sabah saat 09.00’da Unkapanı Köprüsu çıkışı ve Tepebaşı’nda toplanmaya başlayan sendikalar ve siyasi partiler Türkçe, Kürtçe, Ermenice ve Arapça pankart ve dövizleriyle dikkat çekti. “Emek, barış, demokrasi ve özgürlük için 1 Mayıs’a” ana pankartı arkasında toplanan emekçiler, davul ve zurnalar eşliğinde halaylar çekti, “İşçilerin birliği halkların kardeşliği” sloganları attı.

KESK kortejinden Eğitim Sen’li eğitim emekçileri renkli kortejleri ve kitlesel katılımları ile dikkat çekti. Eğitim emekçileri, “Parasız şifresiz anadilde eğitim”, “Şirketleşmeye, baskılara, kadrolaşmaya hayır! Parasız özgür, demokratik üniversite” pankartları taşıdı.

SES Türkçe, Kürtçe, Ermenice ve Arapça “Güvenli iş Güvenli Gelecek” pankartıyla yürürken, BES “Zamma zulme karşı ayağa kalk” ve “İnsanca yaşam ve iş güvencesi istiyoruz” pankartlarıyla 1 Mayıs alanında yerlerini aldı.

Kültür Sanat-Sen üyesi sanatçıların akordeon ve saksafonları ile çaldıkları marşlar ve mim sanatçısı gençler yürüyüşe renk katarken, fotoğraf sanatçıları ise bir yandan yürüyüşü görüntülerinden giydikleri “Ahmet Şık’a özgürlük” tişörtleriyle dikkat çekti.

Şişhane kolunda yürüyen Gazi Cem Evi üyeleri de “Eşit yurttaşlık hakkı, din ve inanç özgürlüğü istiyoruz” pankartı taşıdılar.dillerde dövizler ön plana çıktı. İlk defa 1 Mayıs kürsüsünden ortak metin Kürtçeye çevrildi.

2011 yılı 1 Mayıs’ı için İstanbul’da sendika konfederasyonları, siyasi partiler ve kitle örgütleri dört koldan Taksim Meydanına girdi. Türk-İş Dolmabahçe’den, DİSK Şişli’den, KESK Şişhane’den, Hak-İş ise Mete Caddesinden Taksim Meydanına yürüdü. Konfederasyonlar kortejlerinin en önüne “Emek, Barış, Demokrasi ve Özgürlük için yaşasın 1Mayıs” pankartı açtı.
Hava-İş Sendikasında örgütlenme çalışmalarını sürdüren Sabiha Gökçen Hava Limanı işçileri talepleriyle alandaydı

YAŞASIN 1 MAYIS.JPG
 Açıklama:
 Dosya Boyutu:  31.59 KB
 İzlenme:  24375 defa

YAŞASIN 1 MAYIS.JPG



Bu mesaj 537 defa görüntülendi ve 0 defa yorumlandı. Cevap Gönder

  1977 KARANLIK GÜÇLERCE KATLEDİLEN 36 KİŞİ ANILDI Cevap ver Yazdır E-posta ile gönder
Tarih , Pts May 02, 2011 10:33 am gön. Gülali ÖLMEZ
News • NOTLAR
* Alana giren sendika temsilcileri, 1977 1 Mayıs kutlamasında katledilen 36 kişiyi Kazancı Yokuşu'nda anıları adına yapılan anıt önünde andı. Sendika, siyasi parti ve meslek örgütü temsilcileri 1 dakikalık saygı duruşunda bulunduktan sonra, karanfiller bırakarak anmayı bitirdi. Anma sırasında “Devrim şehitleri ölümsüzdür”, “1 mayıs şehitleri ölümsüzdür” diye sloganlar atıldı..
* Güvenlik kuvvetleri, Taksim Meydanı'nın çevresinde bariyerler kurarak yaya geçişlerini kontrollü hale getirdi. Meydanın çevresindeki bayrak ve kamera direkleri, tırmanılmaması için güvenlik güçlerince yağlandı.
* Taksim'e çıkan yollar, saat 07.00 itibariyle yaya ve araç trafiğine kapatıldı.
* Kutlamalar nedeniyle İstanbul’da 38 bin polis görev yaptı.
* 1 Mayıs 1977'ye damgasını vuran, ellerinden zincirlenmiş işçi pankartı 34 yıl aradan sonra yeniden AKM’ye asıldı.
* Bu arada 1 Mayıs Emek ve Dayınışma gününe geçtiğimiz aylarda kurulan oyuncular sendikası ve tiyatro emekçileri de geniş katılım gösterdi. Mehmet Ali Alabora, Şebnem Sönmez, Fırat Danış gibi isimlerin olduğu grupta, ön tarafta bulunan bir palyaço, grubu coşturdu.
* Alanın her yerinde seyyar satıcılar tarafından 1 Mayıs tişörtleri satıldı.
* Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe gibi futbol takımlarının taraftar grupları da kutlamalardaki yerlerini aldı

ZMİR 1 MAYIS 2011.JPG
 Açıklama:
 Dosya Boyutu:  31.34 KB
 İzlenme:  24346 defa

ZMİR 1 MAYIS 2011.JPG



Bu mesaj 497 defa görüntülendi ve 0 defa yorumlandı. Cevap Gönder

  1 MAYIS DÜNYA İŞÇİLERİNİN BİRLİK VE DAYANIŞMA GÜNÜ Cevap ver Yazdır E-posta ile gönder
Tarih , Pts May 02, 2011 10:24 am gön. Gülali ÖLMEZ
News • BLOK ADAYLARI: 1 MAYIS RUHUYLA SEÇİMLERE

Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloğu’nun milletvekili adayları da 1 Mayıs yürüyüşündeydi.
İstanbul 3. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Abdullah Levent Tüzel, anti demokratik yasaların eşliğinde seçimlere girildiğini vurgulayarak, “Tüm engellemelere rağmen emek ve demokrasi güçleri seçimlere halk güçlerinin bağımsız adaylarını çıkardıl ve seçim çalışmalarına başladı. Bunlar işçi sınıfının, emekçilerin, parlamentoda sesi olacaklar. Ve tabii Türkiye’de demokrasi için, Kürt halkının talepleri için, Kürt ve Türk işçilerinin mücadelesi için, kader birliği yapmak için bir aradayız” dedi.
1 Mayıs’ta tüm ezilenlere, emekçilere; kadınlara, gençlere, aydınlara, gazetecilere ve bilim insanlarına alanlara çıkma çağrısı yaptıklarını belirten Tüzel, “Bu durum seçimlerde de halkımızın tutumunu gösterecek. 1 Mayıs Türk ve Kürt işçilerinin, ezilen halkların, baskı şiddet ve zorbalık düzenine karşı hayal ettiğimiz güzel günlerin iktidar mücadelesinde daha güçlü birlikteliklerin önünü açacak. 1 Mayıs’ta halkımızla birlikte olmaktan, düzen partilerinin karşısına çıkmaktan mutluluk duyuyoruz. Bayramımız kutlu olsun. Bijî yek gulan” dedi.
• KOL KOLA GİRMELİYİZ
“Bütün derdimiz ülkeyi böyle bir şenlik ve direniş ruhuyla seçimlere götürmek” diyen İstanbul 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Sırrı Süreyya Önder de 1 Mayıs’ın direnişin tarihi olduğunu söylerek, “1 Mayıs’ın tarihi direnirsek neler yapacağımızı göstermiştir. Geçen yıl işçiler, emekçiler, sosyalistler, Kürtler, yoksullar herkes bu meydana kendi emekleriyle girdi. 1 Mayıs örneği seçimleri nasıl kazanacağımızı gösteriyor. Blok olarak burada olmak mutluluk verici. Sistem zulüm ederken EMEP’li, BDP’li diye ayırmıyor. Muhalif olan herkesi öldürüyorlar bu bile kol kola girmemiz için yeterli bir neden” diye konuştu.

KAZANIMLARA SAHIP ÇIKILMALI
Emek Demokrasi Özgürlük Bloku İstanbul 3. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Mustafa Avcı da “Bu sene özellikle Türkçe ve Kürtçe pankartlar, sloganlar alana hakimdi. Bu hem süreçle hem de iki dilli yaşamın toplum tarafından özümsendiğinin göstergesi oldu. Özellikle emek örgütlerinin bu noktadaki çabalarıyla gelinen nokta, Türk ve Kürt halkının talepleriyle buluşulması önemli” diye konuştu. Blokun görkemli ve kitlesel bir katılım gösterdiğini ifade eden Avcı, şöyle devam etti: “Taksim’in kapıları nasıl yıllarca verilen mücadelelerle bedel ödeyerek açıldıysa alandaki tabloda mücadelenin kazanımıdır. Bize düşen kazanımlar sahip çıkmak ve Kürt halkının özgürlüğünü savunmaya devam etmektir.”

GÜZEL BİR MANZARA
Emek Demokrasi Özgürlük Bloğu İstanbul 1. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Sebahat Tuncel şunları söyledi: “İşçiler, emekçiler yıllardır mücadele ederek Taksim alanının bayram alanına çevirdi. Görkemli bir kutlama oldu. Herkes kendi talebiyle alanda. İşçiler, Kürtler, kadınlar, çevreciler, gençler, siyasi partiler yan yana taleplerini haykırdı. Güzel bir manzara bu. Blok olarak katılım iyiydi. Bir kez daha halkımızın bayramını kutluyorum.” (İstanbul/EVRENSEL

1 MAYIS 2011 ANKARA.jpg
 Açıklama:
 Dosya Boyutu:  28.47 KB
 İzlenme:  24342 defa

1 MAYIS 2011 ANKARA.jpg



Bu mesaj 505 defa görüntülendi ve 0 defa yorumlandı. Cevap Gönder

  100.000 ALEVİ EŞİT YURTTAŞLIK İÇİN 6 MARTTA İZMİRDEYDİ Cevap ver Yazdır E-posta ile gönder
Tarih , Pts Mar 07, 2011 10:16 am gön. Gülali ÖLMEZ
News Aleviler eşitlik taleplerini dile getirmek için İstanbul ve Ankara’dan sonra, dün İzmir Gündoğdu Meydanı’nda bir araya geldi.
İzmir Gündoğdu Meydanı’nda bir araya gelen on binlerce Alevi eşit yurttaşlık talebinde bulundu. Alevi Bektaşi Federasyon Başkanı Balkız, “Tüm yurttaşlarla eşit koşullarda yaşamak istiyoruz. Ama isteklerimizi, Sünni kardeşlerimiz olmadan tek başımıza gerçekleştiremeyiz” dedi

Alevi Bektaşi Federasyonu öncülüğünde, Türkiye’nin dört bir yanından ve yurtdışından gelen onbinlerce Alevi, İzmir Gündoğdu Meydanı’nda buluşarak eşit yurttaşlık talebinde bulundu. 2008’de Ankara, 2009’da İstanbul’da düzenlenen “Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı” mitinglerinin devamı niteliğindeki üçüncü buluşmada, 100 bine yakın kalabalık meydanı doldurdu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İzmir’deki açılışı gerçekleştireceği alana 500 metre mesafedeki meydandan, Aleviler seslerini duyurmaya çalıştı. Konuşmacıların sözleri zaman zaman “AKP halka hesap verecek“, “Vur vur inlesin AKP dinlesin” sloganlarıyla kesildi. “Ankara’dan sesimizi duyuramadık, aydınlık İzmir’den duyurmaya geldik” mesajı verildi. Geniş güvenlik önlemleri altındaki mitingde 2.500 polis görev yaptı.
Kalabalığa ilk olarak Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız hitap etti. Birlik ve beraberlik mesajları veren Balkız, şunları söyledi:

Eşit koşullar istediler
“Diyanet İşleri Başkanlığı, zorunlu din dersleri kaldırılıncaya, cemevlerimiz yasal statüye kavuşuncaya, Madımak Oteli müze oluncaya, Alevi köylerine cami yapma politikaları son buluncaya, başta Hacı Bektaş dergahı olmak üzere kutsal mekanlarımız biz gerçek sahiplerine iade edilinceye, kutsal Gadirhum günü Doğu Akdeniz bölgesinde yaşayan müsahip kardeşlerimiz Arap Alevileri için bayram, dolayısıyla resmi tatil günü ilan edilinceye dek mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Erdoğan gelsin
Balkız, “Ne han istiyoruz, ne hamam, ne bayrak istiyoruz, ne toprak. Bu güzel ülkede Sünni kardeşlerimizle, inanan inanmayan yurttaşlarımızla birlikte eş ve eşit koşullarda yaşamak istiyoruz. Ama bu isteklerimizi, Sünni kardeşlerimiz olmaksızın yalnız başımıza gerçekleştiremeyiz. Tıpkı Kürtlerin sorununu, Türklerin anlayışı, kabulü ve desteği olmaksızın çözemeyecekleri gibi” diye konuştu.
Mitinge Erdoğan ile Kılıçdaroğlu’nu davet ettiklerine dikkat çeken Balkız, şunları söyledi: “Şu an aynı kentteyiz. 500 metre ötemizdeler, onları davet ettik gelsinler, taleplerimizi dinlesinler diye. Eğer, Başbakan bizim ne dediğimizi merak ediyorsa, gelsin bizi dinlesin, defterine not etsin ve parti ve seçim programına alsın.”

AKP Aleviliği
Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Selahattin Özer de konuşmasında, “Önümüzde genel seçimler var. Türkiye’nin geleceği birlik ve beraberlikten geçiyor. Bir olalım, beraber olalım” mesajı verdi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Fevzi Gümüş de konuşmasında şunları söyledi: “Yakarak yıkarak, katlederek Alevileri yok edemediler, şimdi yaptıkları hamlelerle Aleviliği katletmeye, kendi Alevilerini yaratmaya, Aleviliği devletleştirmeye çalışıyorlar. Ama, gene yanılıyorlar AKP Aleviliğini, devlet Aleviliğini, Aleviler kabul etmez, biz kabul etmeyiz. 12 Haziran’da haklının ve tüm ezilenlerin yanında yer almaya sizi davet ediyorum.”


MİTİNG İZLENİMLERİ...
- Geniş güvenlik önlemleri alınan miting alanına gelenler üst araması yapıldıktan sonra alındı.
- Yağmura rağmen katılım yoğun oldu, İzmir dışından 600’den fazla otobüs geldi.
- Miting, Sivas Madımak Oteli’nde yanarak can verenler için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Hayatını kaybeden 32 kişinin tek tek adları okunurken, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız, Alevi Kültür Derneği Başkanı Selahattin Özel ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Fevzi Gümüş barış güvercinleri uçurdu.
- Ferhat Tunç, türkülerini seslendirmeden önce konuşma yaptı. Tunç, ileri demokrasi olarak atfedilen ülkede yüzbinlerin yağmur altında toplanmasına dikkat çekti. Tunç, “12 Eylül için referandum yaptıklarını söyleyenler, şimdi korkuyla insanları susturmaya çalışıyor, gazetecilerin özgürlüklerini ellerinden alıyor” derken kalabalık sloganlarla konuşmayı kesti.
- Arif Sağ da türkülerini seslendirdikten sonra, “Tarihi bir gün. Birileri bu kadar büyük kalabalığın yağmur altında toplandığı bugünü iyi okumalı” dedi. Sağ, Aliağa-Menderes Hafif Raylı Sistemi’nin aynı gün açılışını yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni de eleştirdi.

Destek verenler
Mitinge Alevi Dernekleri şubelerinin yanı sıra, CHP, BDP, ÖDP, Emek Partisi, TKP, Emek ve Dayanışma Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi ve SDP’nin yanı sıra DİSK ve KESK gibi sendikalar da destek verdi. Mitinge, CHP Genel Başkan Yardımcısı Alaattin Yüksel, Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur, Çiğli Belediye Başkanı Metin Solak, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa İnce, Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya, KESK Genel Başkanı Döndü Taka Çınar, EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, Halk Evleri Genel Başkanı İlknur Birol, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Atilla Sertel, Adalet eski Bakanı Seyfi Oktay katıldı

100.000 ALEVİ İZMİR GÜNDOĞDU MEYDANINDA.jpg
 Açıklama:
ALEVİLER İZMİR GÜNDOĞDU MEYDANINA SIĞMADI 06 MART 2011
 Dosya Boyutu:  133.06 KB
 İzlenme:  27378 defa

100.000 ALEVİ İZMİR GÜNDOĞDU MEYDANINDA.jpg



Bu mesaj 608 defa görüntülendi ve 0 defa yorumlandı. Cevap Gönder

  ALEVİLİK VE TÜRK İSLAM SENTEZCİLİĞİ Cevap ver Yazdır E-posta ile gönder
Tarih , Sal Şub 01, 2011 2:07 pm gön. Gülali ÖLMEZ
News Kemal Bülbül:


“Alevilik, ‘Anadolu Müslümanlığı’ değildir. Anadolu Müslümanlığı, devletin Türk-İslam sentezci görüşüdür. Eğer Anadolu Müslümanı idiyseler, niye bu ülkede Aleviler yok sayıldı?”

“Cumhuriyet kurulduğunda Alevilere rol verildi. Laik cumhuriyetin güvencesisiniz, dendi. Biz laikliğin güvencesi olduk ama laik cumhuriyet bizim güvencemiz olmadı.”

“Kılıçdaroğlu’nun yaklaşımı, gerçeklerden kaçınmadır. Çünkü gerçeklerle yüz yüze gelindiğinde şu söylenecek: Dersim’de katliam yapıldı ve o sırada CHP iktidardı.”

* * *

NEDEN KEMAL BÜLBÜL

Türkiye’nin bütün sorunları çok büyük. Çünkü bu ülkenin bütün sorunları çok eski. Sorunlarımızın en eskisi, en acıklısı ve en kanlısı da Alevi sorunu. Aleviler tam bin yıldır gizleniyorlar. Selçuklu döneminde de, 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğu’nda da, 87 yıllık Cumhuriyet’te de hep gizlendiler. Çünkü inançları ve kimlikleri yüzünden hep baskı gördüler, hakarete uğradılar, ezildiler, katledildiler. Bu yüzden olmalı, diğer sorunlar için kullanılmayan başlıklar Alevi sorunuyla ilgili kullanılıyor. Aleviliğin gizli tarihi, Alevilerin büyük sırrı gibi... Alevilerin hâlâ devlet baskısı yüzünden tartışamadıkları gizli kalmış bir tarihi mi var? Bin yıllık eziyet ve inkârcılıktan yılıp açıklayamadıkları sırları mı var? Maalesef hepimiz için büyük bir utanç ama Alevilerin hâlâ bütün yönleriyle konuşamadıkları gizli kalmış uzun bir geçmişleri var. Alevilerin, cemevinin ibadethane olarak resmen tanınmasıyla ve okullarda Sünniliği öğreten zorunlu din derslerinin kaldırılmasıyla ilgili bugünkü temel taleplerinin ardındaki tarihî birikimi ortaya koymaya çalıştık. Alevilerin ortak bir Alevilik tanımı var mı? Alevilik nedir? Alevilik İslam’ın içinde midir, başka bir din midir? Alevilikle Hz. Ali arasındaki bağ nedir? Sünnilerle Aleviler arasındaki en önemli fark nedir? Alevileri Sünnileştirme gayreti var mı? Osmanlı’da ve Cumhuriyet’te neler yaşandı? Alevilerin CHP’yle ve Kemalizm’le ilişkileri nedir? Aleviler AK Parti’den korkuyor mu? Bu konuları Eğitim-Sen ve Eğit-Sen’in kurucularından olan, bir dönem HADEP Ankara İl Başkanlığı yapan, o sırada bir basın açıklaması yüzünden Murat Bozlak’la birlikte iki yıl hapiste tutuklu kalan ve altı yıldır da Pir Sultan Abdal Derneği’nin ve Alevi Bektaşi Federasyonu’nun yönetiminde bulunan eğitimci Kemal Bülbül’le konuştuk. Aleviler, Ankara’da yaptıkları zorunlu din dersini protesto için bir günlük oturma eylemini, önümüzdeki cumartesi günü İstanbul’da yapacaklar

* * *

NEŞE DÜZEL: Bugün bazı Aleviler, Aleviliği Müslümanlığın bir mezhebi olarak görürken, bazıları onu bir başka din olarak tanımlıyor. Sizce hangi tanım doğru?

KEMAL BÜLBÜL: Önce izninizle şunu söyleyeyim. Ben sizinle bunları, federasyon veya dernek adına değil, kendi adıma konuşuyorum. Şimdi soruyu şöyle cevaplayayım. Bütün tevhit dinleri ve inançlar bir genel kültür atmosferi içinde yer alırlar. Dolayısıyla karşılıklı olarak etkileşirler. Coğrafi olarak yan yana, iç içe olan kültürlerin ve inançların birbirini etkilemesi çok doğaldır. Alevilik de çevresinde bulunan inançlardan etkilendi ve onları etkiledi.

Aleviliğin çevresindeki inançlar dediğiniz İslamiyet ve Hıristiyanlık mı?

Alevilik, İslam’dan etkilenmiştir. Bakın, şu var. Bir inancın ne oluğunu belirleyen şey, o inancın neye kutsal dediğidir.

Alevilik inancı neye “kutsal” diyor?

İnsana, “sen içinde yaşadığın kâinatın bir parçasısın” diyor. Alevilik, “Kâinattaki her şey sureti haktandır” der. Yani kâinattaki her şey hakkın bir yansımasıdır, hakkın bir parçasıdır. “Hak ile Hak olmak” deriz biz buna. O ve ben iç içeyiz. Ben oyum, o da ben. Ben O’ndanım, O’na aidim. O da bana ait. Vahdet-i vücut, varlık birliği, vahdet-i mevcut gibi tabirler budur. En el Hak kavramı da bununla ilişkilidir. Dediğim gibi inançlar arasında bir etkileşim vardır.

Aleviliği İslam dışı mı değerlendiriyorsunuz?

Birbiriyle etkileşim içinde görüyorum. Alevilik, Aleviliktir. Bir kere Alevilik semavi dinleri, hak dini olarak görür. “Bunlar hak dinidir kitapları da hak kitaplarıdır” der. Aleviliğin diğer dinlere ve inançlara saygısını Yunus şöyle ifade eder. “Hak bana bir gönül verdi, ha demeden hayran olur. Bazen gider şadan olur, bazen gider giryan olur. Bazen gider mescitlere yüz sürer anda yerlere. Bazen gider kiliseye İsa ile ruhban olur.” Yunus, mescidi de, kiliseyi de hak görüp, her şeyin kendine ait bir özgünlüğü olduğunu ifade ediyor.

Alevilik, Anadolu Müslümanlığıdır diyenler de var. Bu tarif hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu tarife katılmıyorum. Alevilik, sadece Aleviliğin kendisidir. Anadolu Müslümanlığı devletin resmî ideolojisinin şekillendirmeye çalıştığı bir bakış açısıdır. Bu, Türk-İslam sentezci bir bakıştır. “Dini, cinsi uludur” tabirlerini kullanan Türklük mantığı bu ülkede sadece devletin kurumlarına değil, topluma da sirayet etmiş durumda.

Sünnilerle Aleviler arasındaki en önemli fark nedir?

İnancı, yaşama biçimidir. Sünniliğin inanç merkezi camidir. Camide Sünni inancın gereği yapılır, namaz kılınır, Aleviliğin inanç merkezi cemevleridir. Cemevlerinde cem olunur. Farklılık buradan başlar. İnanç ritüelleri tamamen farklıdır. Geçmişte Aleviler Anadolu’da köylerde yaşıyorlardı. Köylerde dedenin, pirin, rehberin ya da köyde ileri gelen birinin büyük bir odası olurdu ve orada cem gizli yapılırdı. Anadolu Müslümanlığı diyenler bu gerçeği niye görmezden geliyorlar?

Gizliliği mi?

Evet. Eğer Alevilik, Anadolu Müslümanlığı idiyse, Müslüman olduğunu ileri sürenler niye bu inancın yaşanmasına, ceme ve cemevine karşı çıkıyorlardı, müdahale ediyorlardı? Bu ağır bir çelişkidir!

Cemevlerinin ibadethane olarak resmen kabul edildiği hiçbir dönem oldu mu?

Maalesef olmadı. Osmanlı’da da olmadı, Türkiye Cumhuriyeti’nde de olmadı. Cemevinin olmaması için sistem elinden geleni yapıyordu. Cem ve cem olmak yasaktı. Dedelerin sakalları yolunuyordu. Şimdi sakallar yolunmuyor ama bu zorlamalar, dayatmalar hâlâ bitmedi. Cemevinin hâlâ yasada karşılığı yok. Alevilik hukuki güvenceye kavuşturulmuş değil. Cemevinin ibadethane olduğu kabul edilmiyor. Diyanet İşleri Başkanlığı, “cemevi ibadethane değildir” diyor. 2002 yılına dek Alevi ismiyle bir dernek kurmak bile yasaktı.

Aleviler hâlâ korkuyorlar mı?

Bir çekince var. Çünkü devlet ve yasalar nezdinde Alevilik inancı ve kimliği kabul görmüyor. Devletin Türk-İslam sentezini savunan bakışı baskı yaratıyor. Üstelik devletin bu “tekçi” bakışı topluma da sirayet ettiğinden, Aleviler bulundukları mahallelerde, işyerlerinde kendilerini özgürce ifade edemiyorlar, kimliklerini gizlemek zorunda kalıyorlar.

Bu mesaj 628 defa görüntülendi ve 1 defa yorumlandı. Cevap Gönder

  DELİCE-DER İST.MERKEZ VE ANTALYA ŞUBE YENİ YÖNETİM KURULLARI Cevap ver Yazdır E-posta ile gönder
Tarih , Çrş Arl 15, 2010 2:15 pm gön. Gülali ÖLMEZ
News 17 EKİM PAZAR GÜNÜ YAPTIĞIMIZ DELİCE KÖYÜ SOSYAL TARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ OLAĞAN KONGRESİNDE YENİ YÖNETİM KURULU ŞU İSİMLERDEN SEÇİLMİŞTİR..
MÜSLÜM GÜRBÜZ
ERGÜN GÜRBÜZ
DOĞAN SEZGİN
HÜSEYİN ÖZDEMİR
ALİ DURSUN ÖLMEZ
Yeni yönetim kuruluna seçilen arkadaşları kutlar başarılar dileriz.

ANTALYA ŞUBEMİZDE 12 ARALIK PAZAR GÜNÜ YAPILAN OLAĞAN KONGREDE YENİ YÖNETİM KURULU ŞU İSİMLERDEN SEÇİLMİŞTİR
PİRSULTAN ŞAHİN
BARIŞ ÖZER
FERHAT ÖZER
GÖKHAN GÜRBÜZ
UĞUR ÇELİK
SAVAŞ SEZGİN
GÜNAY UĞURLU
Yeni yönetim kuruluna seçilen arkadaşları kutlar başarılar dileriz.

Bu mesaj 678 defa görüntülendi ve 0 defa yorumlandı. Cevap Gönder

  ZORUNLU DİN DERSLERİ KALDIRILSIN ...OTURMA EYLEMİ // İZMİR Cevap ver Yazdır E-posta ile gönder
Tarih , Pts Ksm 22, 2010 10:58 am gön. Gülali ÖLMEZ
News ARTIK YETER diyoruz!
Balkız: Zorunlu din dersi kaldırılamaz olsa olsa ‘yanına bir din dersi daha konur’, ‘Cemevleri ibadethane olamaz diyecekler. Alevi çalıştayından bir şey çıkmayacak

ALEVİLER’in zorunlu din dersinin kaldırılması için İzmir’in Konak Meydanı’nda yaptığı oturma eylemi sona erdi. Eylem sonunda konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız, haklarını alana kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi.
Alevi Bektaşi Federasyonu İzmir Bileşenleri’ni oluşturan dernekler tarafından okullardaki zorunlu din derslerinin kaldırılması için dün saat 11.00’de Konak Meydanı’nda başlatılan 24 saatlik oturma eylemi sona erdi. Gece boyunca türkü söyleyip halay çeken, şiir okuyan yaklaşık 150 kişi, oturma eyleminin bitmesi ile birlikte küçük gruplar halinde Konak Meydanı’ndan ayrıldı.
Eylemin bitmesine yakın Alevi kuruluşlarının temsilcileri oturma eyleminin yapıldığı SGK Binası önüne geldi. Oturma eylemine katılanların hakların kazanılması yolunda büyük mücadele verdiklerini belirten Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız, her inanç ve kökendilerin kendilerine özgü yaşadığı bir ülke oluşturuluncaya kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, geçen yıl yapılan Alevi Çalıştayı’nın sonuçlarını yakın zamanda açıklayacağını bildiren Balkız, çalıştaydan sonuç çıkmayacağını öne sürerek, şöyle dedi:
“Madımak Oteli müze olamaz, olsa olsa ‘anı evi olabilir’ diyecekler. Zorunlu din dersi kaldırılamaz olsa olsa ‘yanına bir din dersi daha konur’, ‘Diyanet İşleri Başkanlığı kapatılamaz’, ‘Cemevleri ibadethane olamaz olsa olsa kültürevi olabilir’ diyecekler. Bu çalıştaydan bir şey çıkmayacak, çünkü bunlar böyle bir zihniyetle ülkeyi yönetmeye çalışıyor. Şunu bilmeliler ki onların bu madrabazlığı daha fazla sürmeyecektir.”
Hükümetin Aleviler’in ‘canını çok sıkmaya başladığını’ öne süren getiren Balkız, “Ancak, bizim gibi her etnik grubun ‘Artık yeter’ diyeceği bir nokta vardır. O noktada biz de alacağız elimize Pir Sultan’ın sazını davamızı göreceğiz.” dedi.

artik-yeter-diyoruz--2.jpg
 Açıklama:
 Dosya Boyutu:  171.2 KB
 İzlenme:  31996 defa

artik-yeter-diyoruz--2.jpg



Bu mesaj 619 defa görüntülendi ve 0 defa yorumlandı. Cevap Gönder

  17 EKİM 2010 PAZAR GÜNÜ OLAĞAN KONGREMİZE DAVETLİSİNİZ Cevap ver Yazdır E-posta ile gönder
Tarih , Pts Eyl 20, 2010 4:40 pm gön. Gülali ÖLMEZ
Announcements Değerli üyelerimiz,sayın deliceliler;Delice köyü kültür ve sosyal dayanışma derneği olağan kongresi 17 ekim 2010 pazar günü saat 12.00 de dernek merkezimizde yapılacaktır.Tüm Delicelilerin katılmasını önemle rica ediyoruz.Katılım konusunda duyarlı delicelilerin yardımcı olacağına inanıyor ve herkesi bekliyoruz...sevgiyle kalın

Bu mesaj 587 defa görüntülendi ve 0 defa yorumlandı. Cevap Gönder

  2 TEMMUZDA SİVASTAYIZ Cevap ver Yazdır E-posta ile gönder
Tarih , Pts Hzr 28, 2010 4:22 pm gön. Gülali ÖLMEZ
News İstanbulda 4 Temmuzda Mezar Ziyaretleri Gerçekleştirilecektir.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul Şubeleri, 2 Temmuz 1993 Sivas Madımak katliamının 17.yılında İstanbul’dan 1 Temmuz Perşembe akşamı hareket ederek, 2 Temmuz Cuma günü Sivas Madımak oteli önündeki anmaya katılım sağlayacaktır.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul Şubeleri, 4 Temmuz Pazar günü de İstanbul’da bulunan Sivas şehitlerinin mezar ziyaretinde bulunulacaktır. 4 Temmuz’da gerçekleştireceğimiz mezar ziyaretlerine tüm devrimci, demokrat, sol siyasi partileri, demokratik kitle örgütlerini, sendikaları, meslek odalarını, Alevi kurumlarını ve yöre derneklerini Zincirlikuyu (Asım BEZİRCİ) ve Karacaahmet (Nesimi ÇİMEN) mezar ziyaretlerine destek olmaya çağırıyoruz.
TARİH : 4 Temmuz 2010 Pazar günü
MEZAR ZİYARETLERİ
Saat : 13:00 Zincirlikuyu Mezarlık Ziyareti (Asım BEZİRCİ)
Saat : 15:00 Karacaahmet Mezarlık Ziyareti (Nesimi ÇİMEN)

MADIMAK.jpg
 Açıklama:
 Dosya Boyutu:  63.21 KB
 İzlenme:  37104 defa

MADIMAK.jpg



Bu mesaj 681 defa görüntülendi ve 0 defa yorumlandı. Cevap Gönder

SAAT

Takvim
<<Şubat 2012>>
Pt Sa Çr Pr Cu Cm Pz
1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29
Bugün doğum günü olan üyemiz yok.
Önümüzdeki 7 gün içinde doğum günü olacak üyelerimiz: erkan yaman (34), erkanyaman (34), mustafa (17), ugur_doymaz (25), venedik (30)
Yaklaşan Etkinlikler:
Yok

Kimler Çevrimiçi

Toplam 4 kullanıcı çevrimiçi :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 4 Misafir

Çevrimiçi olanlar: Yok

[ Tüm Liste ]


Panoda bugüne kadar en çok 97 kişi Pzr Oca 02, 2011 3:16 am tarihinde çevrimiçi oldu.


Anket
Sitemizin yeni tasarımını beğendiniz mi
Evet çok iyi [ 9 ]
100%  100%  
Eskisi güzeldi [ 0 ]
0%  0%  
Hayır Kötü olmuş [ 0 ]
0%  0%  
Toplam Oylar : 9
[ Sonuçları Göster ]

Son Ziyaret
Bugün toplam 0 kullanıcı ziyaret etti ::  
nihat ibis , Çrş Şub 22, 2012 2:19 pm
cagri58 , Çrş Şub 22, 2012 12:19 pm
ilknur , Pzr Şub 19, 2012 2:49 am
ali_1955 , Pts Şub 13, 2012 6:07 pm

Reklam Alanı




Tüm hakları saklıdır ©2008 www.delicekoyu.com